Tüp bebek başarısızlıklarının sebebi

Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığının tanımı toplam 3 kez tüp bebek denemesi veya toplam 6 adet iyi kalite embriyo transferine rağmen işlemi sonrası gebeliğin elde edilememesidir.

Tüp bebek başarısını etkileyen en önemli iki faktör embriyo kalitesi ve rahim içi dokusunun yapısıdır.

Rahim içi dokusunun yapısını etkileyen faktörler

  1. Rahim iç dokusunu bozan polip, myom benzeri yapılar ile perde benzeri yapısal bozukluklar
  2. Tüplerin normal olması hidrosalfinks (tüpün içinde sıvı birikmesi) yapısında olmaması
  3. Rahim duvarının ince olması
  4. Bağışıklık ve Pıhtılaşma Faktörleri
  5. Çikolata kisti
  6. Kadında guatr, diyabet, obezite vb. kronik hastalık varlığı

Embriyo kalitesini etkileyen faktörler

  1. Kadının yaşı ve yumurta kalitesi
  2. Erkeğin sperminin şekil yapısı
  3. Kadın ve erkeğin genetik yapısı

Neler yapılabilir?

  1. Varsa myom veya poliplerin çıkarılması
  2. Perde gibi yapısal bozuklukların histeroskopi ile düzeltilmesi
  3. Rahme çizik atılması
  4. Rahimdeki yapışıklıkların düzeltilmesi
  5. İnce rahim dokusunda östrojen ve aspirin başlanması
  6. Polikistik over sendromlu kadınlarda metformin kullanılması
  7. 38 yaşından ileri kadın yaşında embriyolara genetik tanı PGT yapılması
  8. İleri derecede sperm bozukluklarında mikro TESE veya öncesinde medikal tedavi
  9. Dondurulmuş embriyo transferi
  10. Blastokist 5. gün embriyo transferi
  11. Hidrosalfinks varsa embriyo transferi öncesi tüpün kapatılması
  12. Endometriozis Çikolata kisti varsa çıkarılması veya ilaç tedavisi sonrası embriyo transferi

Yumurtalıkların Aşırı Uyarılması (OHSS)

Yumurtalıkların Aşırı Uyarılması OHSS nedir?

OHSS, infertilite (kısırlık) tedavisinde yumurtalıkları uyarmak için kullanılan hormon ilaçlarının yumurtalıkları aşırı uyarması ile oluşan bir durumdur. Hafif, orta ve şiddetli formları vardır. Hafif ve orta formlar tolere edilebilir, ancak şiddetli OHSS ciddi riskler oluşturmaktadır. Yumurta geliştirici tedaviye başlayan hastaların %30’unda hafif, orta OHSS bulguları ortaya çıkmakta, şiddetli OHSS ise %1-2 oranında görülmektedir.

Yumurtalıkların Aşırı Uyarılması Kimlerde sıklıkla görülebilir?

Zayıf, genç, Polikistik Over Sendromu (PCOS) olan veya daha önce OHSS öyküsü bulunan hastalarda görülme riski daha fazladır. Kişisel cevaplardaki farklılıklara bağlı olarak kimlerde OHSS gelişeceğini öngörmek her zaman mümkün değildir. Tedavi sırasında büyüyen follikül (yumurta) sayısı arttıkça OHSS riski de artış göstermektedir.

Yumurtalıkların Aşırı Uyarılması Belirtiler nelerdir ve ne zaman başlar?

OHSS, yumurta olgunlaştırma iğnesi (hCG) yapılmasını takiben erken veya geç dönemde (3-16 gün sonra) gelişebilir.

Yumurtalıkların Aşırı Uyarılması Belirtileri

Hafif ve orta OHSS:

  • Karında ağrı, hassasiyet, şişkinlik hissi

  • Bulantı, kusma

  • İshal

  • Hızlı kilo artışı

  • İdrar miktarında azalma

Şiddetli OHSS:

  • Karında aşırı sıvı birikimi (asit)

  • Akciğerde sıvı birikimi (hidrotoraks)

  • Soluk almada güçlük, nefes darlığı

  • Hemokonsantrasyon (Hematokrit değerinin %45’in üzerinde olması)

  • Kan protein düzeyinde azalma

  • Lökosit sayısının artışı >15.000

  • Karaciğer ve diğer organ yetmezliği

Yumurtalıkların Aşırı Uyarılması Ne yapmak gerekir?

Yumurtalıkların Aşırı Uyarılması (OHSS) hafiforta düzeyde olduğunda büyüyen yumurtalıkların oluşturacağı alt karın bölgesindeki ağrı nedeni ile aşırı fiziksel aktivite ve cinsel ilişkiden kaçınılması uygun olur. Dinlenme, sıvı alımı, sık sık fakat az miktarda yemek yeme yeterli olacaktır, hastaneye yatış gerekmez. Gebelik durumu gerçekleşmediyse belirtiler genellikle 1 hafta içerisinde azalarak kaybolur, gebelik gerçekleşirse belirtiler 2-3 sürebilir ve sonra gebeliği etkilemeden kendiliğinden kaybolur. Orta şiddette OHSS’de hastaların yakın takibi ve nadiren hastaneye yatırılması gerekebilir.

Şiddetli OHSS’de hastaların hastane koşullarında takibi ve destek sıvı tedavileri verilmesi gereklidir. Elektrolit-sıvı dengesini takip ve kontrol edebilmek amacı ile kan tetkikleri yapılır. Pıhtılaşma riski artacağından kan sulandırıcı ilaçlar, idrar çıkışını sağlayacak sıvı tedavileri, protein takviyesi ve tedavide en etkin yöntem olan parasentez (karın boşluğunda biriken sıvının kateter yardımı ile boşaltılması) yapılması gerekebilir.

OHSS’nin engellenmesi için neler yapılabilir?

OHSS gelişimini engellemek amacı ile uygulanan stratejiler aşağıda belirtilmiştir.

  1. Yumurta büyüten hormon ilaçlarının vakaya özgü dikkatlice ayarlanması, risk oluşturacak vakalarda düşük dozlarda hormon kullanılarak yumurta geliştirilmesi. Bu nedenle yumurtalık rezervinin ultrasonografi ile değerlendirilmesi, antimüllerian hormon düzeyinin ölçülmesi ve vücut kitle indeksinin hesaplanması verilecek hormon dozunun bireysel olarak ayarlanması OHSS önlenmesindeki en iyi yaklaşımdır.

  2. OHSS’ye neden olan asıl ajan HCG’nin verilmesi önlenerek yerine OHSS’ye yol açmayan GnRH analog ile yumurta olgunlaşmasının tetiklenmesi. Analog ile tetikleme yapılması HCG verilmesine oranla daha düşük gebelik oranı sağlamaktadır. Bu nedenle analog verildikten sonra tüm embriyoların dondurularak saklanması ve başka bir siklusta transfer edilmesi hem daha emniyetlidir ve hem de daha yüksek oranda gebelik oluşmasını sağlamaktadır. Yapılan çalışmalar ve merkezimizde elde ettiğimiz sonuçlar embriyoların dondurulması ve OHSS riski olmayan başka bir ay transfer edilmesi ile taze embriyo transferine benzer, hatta biraz daha yüksek gebelik oranı sağlamaktadır.

  3. OHSS riskinin geçtiği 1-2 ay içinde dondurulmuş embriyonun çözülerek transfer edilmesi. Günümüzde blastosist dönemine kadar ulaşabilen embriyoların vitrifikasyon (hızlı dondurma) yöntemi ile dondurulup çözülmesi ile çok başarılı gebelik sonuçları elde edilmektedir. Merkezimizde OHSS riski olan olgularda GnRH analog ile yumurta olgunlaştırılması ve ardından blastosist evresine ulaşan tüm embriyoların dondurularak saklanması stratejisi uygulanmaktadır.

Aşılama tedavisi nedir

AŞILAMA TEDAVİSİ NEDİR TÜP BEBEKTEN FARKLARI NELERDİR?

Aşılama yönteminde neler gereklidir?

Aşılama yönteminin uygulanabilmesi için son 3 veya 6 ay içerisinde yapılmış sperm analizi testinde sayı, hareketlilik ve normal yapıda sperm oranının normal veya normale göre hafif azalmış olması, son 1 yıl içinde çekilen rahim filminin normal olması ve en önemli konulardan biri de kadın yaşının 40 yaş altında olmasıdır.

Aşılama kimlere yapılır?

Açıklanamayan kısırlık, cinsel iktidarsızlık, ağır hipospadias, meninin geri akımı, vaginismus gibi cinsel ilişkinin gerçekleşemediği tıbbi hastalıklarda veya psikolojik nedenlere bağlı sorunlar yaşayan çiftlerde, sperm sayısı, hareketliliği veya yapısal olarak normal olan sperm oranı az olan erkeklerde, kanser tedavileri nedeni ile sperm dondurulmuşsa veya kadında endometriosis hastalığı, tek tüpün kapalı oluşu, yumurtlama bozuklukları varsa aşılama yöntemi uygulanır.

Aşılama yöntemi ile tüp bebek yönteminin farkı nedir?

Aşılamada tüp bebekte yapıldığı gibi rahim içine döllenmiş yumurta (embriyo) yerine doğrudan
sperm verilir. Çocuk isteği ile başvuran çiftlerin kendilerine nasıl bir tedavi uygulanacağı ve bu tedavilerin sonuçlarının nasıl olacağı konusunda endişeleri vardır. Aşılama yöntemi son derece basit bir yöntem olup uzun süre gebe kalamayan kadınlara uygulanmaktadır. Aşılama, erkeğin sperm hücrelerinin alınarak kadının rahminin içine bırakılmasıdır. Aşılama işlemi esnasında, erkekten alınan spermler gelişmiş enjektör iğneler yardımı ile rahim içine bırakılır. Bu işlem sonucunda yüksek ihtimalle döllenme sağlanır. Aşılama yöntemi çiftlerin
çocuk sahibi olma şanslarını yüzde 15-20 oranda arttıran bir faktördür. Tüp bebekte ise gebelik şansı yaşa, yumurta ve embryo kalitesine bağlı % 40 ile 70 arasında değişmektedir.

Aşılamanın uygulanma şartları nelerdir?

Aşılama yönteminin uygulanması için bazı kriter ve şartlar da bulunmaktadır. Erkekte sperm ve kadında da yumurta üretiminin mevcut olması ve tüplerin açık olması gerekmektedir. Aksi halde döllenme olamayacağı için aşılama işlemi gerçekleşmez. Aşılama öncesi hem anne hem de baba adayında gerekli testlerin yapılmış olması da çok önemlidir. Bu testlerden görülebilecek bir olumsuzluk aşılamanın yapıpıl yapılmamasını da etkilemektedir. Anne ve baba adayında herhangi bir sorun varsa ve aşılama yapılırsa tedavi sonuç vermeyecektir. Bu durum anne ve babayı psikolojik açıdan yorabilmektedir. Bu sebeplerden dolayı aşılama tedavinin kesin sonuç vermesi için, aşılama yapılmadan önceki tetkiklerin doktor tarafından yapılması gerekmektedir.

Aşılama yapılmadan önce çiftlerin dikkat etmesi gereken noktalar

Aşılama tedavisine geçilmeden önce çiftlerin dikkat etmesi gereken bazı kritik noktalar vardır. Erkeğin sperminin verimli olabilmesi açısından son 48 saat boyunca alkol, ve sperm sayısını olumsuz etkileyecek hiçbir ilacı içmemesi gerekmektedir. Tüm bu etkenler sperm miktarında ve kalitesinde azalmaya neden olmaktadır. Bazı durumlarda enfeksiyonlara sebebiyet de verebilmektedir. Tüm bu olumsuz etkenler aşılama tedavisinin başarısız olmasına neden olabilir.

Aşılama tedavisi görecek olan anne adayının da genital bölgeye aşılama öncesi 48 saatlik süreç boyunca hiçbir şekilde krem veya losyon türünde maddeleri uygulamamış olması gerekir. Aşılama esnasında rahime ulaşılma aşamasında krem ve losyon kalıntıları mikrobik ya da enfeksiyonel etkilere neden olabilirler. Bu durumda aşılama tedavisi için büyük risk teşkil etmektedir. Aşılama sürecin öncesinde ve sonrasında doktorun tavsiyelerine uyulması ve çiftlerin kafalarına takılan her soruyu tedaviyi sürdüren doktora sormaları gerekmektedir.

Aşılama işlemi süresi

Aşılama işlemi sadece birkaç dakika sürmektedir. Acısız, ağrısız ve son derece basit bir yöntemdir. Çiftlerin özellikle de anne adayının korkmasını gerektirecek hiçbir işlem bulunmamaktadır. Aşılama tedavisi bittikten 10 ile 20 dakika arasında anne adayı dinlenir. Geçen bu zaman diliminden sonra anne adayı hayatına normal bir şekilde devam edebilmektedir.

Aşılama işlemi nasıl yapılır?

Aşılama işlemi için muayene pozisyonu alan kadının vajinal bölgesine ilk önce enjektörün rahim içine sorunsuzca girmesini sağlayacak ekipmanlar yerleştirilir. Gelişmiş enjektör ve kanül yardımı ile babadan alınana spermler birkaç saniye içinde şekilde olduğu gibi kadının rahmine yerleştirilir. Böylelikle aşılama operasyonu da tamamlanmış olur.

Aşılama Başarısını Etkileyen Faktörler

Sperm sayı, hareket ve şekli

Rahim içerisinde yer kaplayan polip, myom gibi yer kaplayıcı oluşum olması veya rahmin yapısında perde, çift rahim gibi şekil bozukluğu olması

Aşılama tekniği

Yumurta sayısı

Tüp bebek başarısını arttıran faktörler

Tüp bebek tedavisinde başarıyı arttıran en önemli iki faktör embriyo kalitesi ve rahmin embriyoyu tutma kapasitesidir.

Embriyo kalitesini kadının yaşı ve erkeğin sperminin kalitesi belirler. Rahmin yapısı ise hem dört boyutlu ultrasonla hem de rahim filmi ile değerlendirilir. Tüp bebek başarısını aslında etkileyen en önemli faktör iyi bir ön değerlendirme ve çiftlere özel uygulanacak tüp bebek tedavisinin planının belirlenip uygulanmasıdır.

Tüp bebekte başarıyı etkileyen diğer faktörler kadın yaşı, yumurtalık kapasitesi, genetik faktörler, sperm kalitesidir ve tüp bebek tedavilerinde gebelik şansını etkilemektedir. Tüp bebekte gebelik elde etme oranı ortalama yüzde 40 ile 70 arasında değişir. Günümüzde tıp alanındaki en heyecan verici gelişmeler tüp bebek tedavisindedir. Özellikle embriyo dondurma yöntemlerinin gelişmesi sonrasında tüp bebek uygulaması ile elde edilen embriyolar tekrar tüp bebek uygulamasına gerek bırakmaksızın gebelik elde edilmediği durumunda çözülüp transfer edilebilir. Başarıyı etkileyen en önemli iki faktör ise embriyonun kalitesi ve rahmin embriyonun yerleşmesi için uygun olmasıdır. Embriyonun kalitesini arttırmak için ön tedavilerle yumurta ve spermin kalitesi arttırılabilir ayrıca 38 yaşından büyük kadınlarda embriyonun genetik yapısına bakılarak normal genetik yapılı en kaliteli embriyo transferine olanak sağlanabilir.

Ayrıca rahim içi dokusunun (endometrium), embriyonun tutunması için yeterli kalınlıkta olmaması, transferi öncesi rahim içinde büyük polip, aşırı sıvı toplanması veya tüplerde sıvı izlenmesi durumlarında da embriyoların tümü dondurularak saklanıp bahsedilen patolojiler düzeltildikten sonra transfer planlanırsa tüp bebek başarısı artırabilir.

Tüp bebek işlemlerinin başarısını belirleyen en önemli faktörlerden biri transfer edilen embriyoların sayısı ve kalitesidir. Çok sayıda embriyonun transferi, gebelik şansını hafifçe artırmasına karşın, beraberinde çoğul gebelik riskine yol açmaktadır. Çoğul gebelikler, özellikle düşük şansızlığını ve erken doğumu arttırır. Erken doğumlara bağlı olarak bebeklerde yetersiz akciğer gelişimi, enfeksiyonlara eğilim, mental gerilik gibi ciddi risklerin oluşumunu arttırmaktadır. Ayrıca gebelik sürecinde hem anne hem de gelişen bebekler birçok tıbbi sorunla karşılaşabilmektedir. Bu nedenle, Sağlık Bakanlığı tarafından, çoğul gebelik riskinin azaltılması için transfer edilecek embriyo sayısına sınırlandırılma getirilmiştir.

Kayseri de tüp bebek uygulamalarımızda özellikle çok sayıda iyi embriyosu gelişen hastalarımızda, en iyi embriyonun seçimine imkan sağlamak için 5. gün (blastokist dönemi) transferi tercih edilmektedir. En iyi embriyonun seçimine olanak sağlamasından dolayı, 5. gün transferlerinde tek embriyo transferi yapılmakta ve gebelik şansı arttırılırken çoğul gebelik riski azaltılmaktadır. Çoğul gebelik riskini azaltmak ve çiftlere daha fazla embriyo transfer denemesi şansı verebilmek amacı ile transfer sonrası arta kalan iyi embriyolar, çiftlerin birlikte onayı alındıktan sonra dondurularak saklanmaktadır.

Kayseri de kişiye özel tüp bebek uygulamasıyla çiftlerin kısırlık nedenleri ayrı ayrı değerlendirildikten sonra çiftlerin nedenlerine özel tüp bebek tedavisi ve ilaç dozları ayarlanır. Çiftlere yapılan ön tedavi ile daha çok yumurta toplanarak tüp bebek başarısı arttırılabilir.

Embriyo Transferi Sonrası Takip

Embriyo transferi sonrası neler yapılmalı ve tüp bebekte gebelik oranları nelerdir?

Embriyo transferi ile birlikte implantasyon (rahimde tutunma) şansını arttırmak için vajinal jel veya doğal progesteron hormonu vaginal yol ile verilmektedir.

Embriyo transferinden 10 gün sonra ‘bHCG testinin (kanda gebelik testi)‘ yapılması gerekmektedir. Gebeliğin olup olmadığı, kanda ölçülen bHCG değerine göre belirlenmektedir. Gebelik testi uygun değerlerde olmaz ise gebeliğin nasıl seyredeceği konusunda ardışık hormon tetkiki yaptırılması gerekebilmektedir.

Kayseride tüp bebek uygulamalarımızda doktorunuzun reçete ettiği, progesteron içeren vajinal jelin gebeliğin 12. haftasına kadar kullanılması önerilir. Progesteron kullanımı sayesinde; bebeğin plasentası olgunlaşıp progesteron sentezleyene kadar olası düşük riski en aza indirgenmektedir, gebeliğin 12.haftadan sonra bu ilaçların kullanılması gerekli değildir.

Eğer dondurulmuş çözülmüş embriyo transferi yapacaksak bunun iki yolu vardır. 1. si östrojen ve progesteronla rahim hazırlandıktan sonra embriyo transferi 2. si ise doğal oluşan yumurta takip edilip yumurta olgunlaştırıcı iğne yapıldıktan sonra ki embriyo transferidir.

Kadın yaşı, yumurtalık kapasitesi, genetik faktörler, sperm kalitesi gibi birçok farklı neden tüp bebek tedavilerinde gebelik şansını etkilemektedir. Tüp bebekte gebelik elde etme oranı ortalama yüzde 40 ile 70 arasında değişir. Günümüzde tıp alanındaki en heyecan verici gelişmeler tüp bebek tedavisindedir. Özellikle embriyo dondurma yöntemlerinin gelişmesi sonrasında tüp bebek uygulaması ile elde edilen embriyolar tekrar tüp bebek uygulamasına gerek bırakmaksızın gebelik elde edilmediği durumunda çözülüp transfer edilebilir. Başarıyı etkileyen en önemli iki faktör ise embriyonun kalitesi ve rahmin embriyonun yerleşmesi için uygun olmasıdır. Embriyonun kalitesini arttırmak için ön tedavilerle yumurta ve spermin kalitesi arttırılabilir ayrıca 38 yaşından büyük kadınlarda embriyonun genetik yapısına bakılarak normal genetik yapılı en kaliteli embriyo transferine olanak sağlanabilir.

Tüp bebek tedavisi çocuk istemi olan çiftlerde en iyi yöntem olmasına karşın tüp bebek eşittir gebelik değildir.

Her yıl Amerika’da yayınlanan tüm merkezlerin 231936 tüp bebek denemesindeki yaşlara göre tüp bebek gebelik oranları şekilde özetlenmiştir

buna göre tüm merkezlerin yaşlara göre ortalamasında en iyi grup  35 yaş altı olup gebelik oranı canlı embriyo transferinde % 38  dondurulmuş çözülmüş embriyo transferinde % 68 şeklindedir.

Kadının yaşı ilerledikçe tüp bebek başarısı azalmaktadır ve 40 yaşından sonra canlı embriyo transferinde % 13’e dondurulmuş embriyo transferinde ki bu grupta genetik tanı yapılmış embriyolar da bulunmakta % 39.8 şeklindedir.

Eğer gebelik oluşmazsa, tedavinin sonuçları, çiftlerle ortak toplantı ile değerlendirilmekte ve çiftlere gelecekte yeni bir deneme konusunda önerilen tedavi şekli ile ilgili bilgi verilmektedir. Tüp bebek gebeliklerinde de, normal yolla elde edilen gebeliklerde olduğu gibi %15 civarında düşük riski bulunmaktadır.

Embriyo transferi

Tüp bebekte en son aşama embriyo transferidir ve transfer başarısı gebelik sonuçlarını doğrudan etkiler.

Yumurta toplanma işleminden sonraki 3-4 veya 5.günlerde seçilecek embriyolar rahim içine ince bir kateter ile transfer edilmektedir. Embriyoların hangi gün transfer edileceği embriyoların gelişme durumuna göre doktor ve embriyolog ortak kararı ile belirlenmektedir. Embriyo transfer işlemi, anestezi gerektirmez. İdrar torbasının dolu olması transfer işlemini kolaylaştırır.

Tüp bebek işlemlerinin başarısını belirleyen en önemli faktörlerden biri transfer edilen embriyoların sayısı ve kalitesidir. Çok sayıda embriyonun transferi, gebelik şansını hafifçe artırmasına karşın, beraberinde çoğul gebelik riskine yol açmaktadır. Çoğul gebelikler, özellikle düşük şansızlığını ve erken doğumu arttırır. Erken doğumlara bağlı olarak bebeklerde yetersiz akciğer gelişimi, enfeksiyonlara eğilim, mental gerilik gibi ciddi risklerin oluşumunu arttırmaktadır. Ayrıca gebelik sürecinde hem anne hem de gelişen bebekler birçok tıbbi sorunla karşılaşabilmektedir. Bu nedenle, Sağlık Bakanlığı tarafından, çoğul gebelik riskinin azaltılması için transfer edilecek embriyo sayısına sınırlandırılma getirilmiştir.

Kayseri de tüp bebek uygulamalarımızda özellikle çok sayıda iyi embriyosu gelişen hastalarımızda, en iyi embriyonun seçimine imkan sağlamak için 5. gün (blastokist dönemi ) transferi tercih edilmektedir.  En iyi embriyonun seçimine olanak sağlamasından dolayı, 5. gün transferlerinde tek embriyo transferi yapılmakta ve gebelik şansı arttırılırken çoğul gebelik riski azaltılmaktadır.

Çoğul gebelik riskini azaltmak ve çiftlere daha fazla embriyo transfer denemesi şansı verebilmek amacı ile transfer sonrası arta kalan iyi embriyolar, çiftlerin birlikte onayı alındıktan sonra dondurularak saklanmaktadır.

Embriyolarda Genetik Tanı

Embriyolarda genetik tanı neden önemli ve kimlere yapılmalı

Embriyo transferi öncesi embriyolarda genetik tanı (PGT) embriyolardan hücre örneği alınarak gerçekleştirilen bir işlemdir. Özellikle 200 hücreli 5. gün embriyosunun dış hücrelerinden örnek hücre alınıp genetik tanı yapılır ve embriyolar sonuç çıkana kadar embriyolar dondurulur. PGT ile sayısal kromozom bozukluklarının ve tek gen hastalıklarının tanısı konarak sağlıklı olan embriyoların transferi ile sağlıklı bebeklerin dünyaya getirilmesi amaçlanmaktadır. Embriyolarda kromozom incelemesinde NGS isimli yeni jenerasyon dizileme adı verilen en son yöntem kullanılmaktadır. Genetiği normal olan embriyo rahme transfer edilir.

Özellikle 38 yaşından büyük olan kadınlarda yumurtanın genetik yapısı ileri yaştan dolayı bozulur ve Down sendromu ve benzeri sendromlar daha sık görülür. Bu yaştan sonra yapılan tüp bebek başarısızlıklarının en sık nedeni ileri kadın yaşına bağlı genetik bozukluğu olan embriyonun rahme tutunamamasıdır. Genetik tanı ile ileri kadın yaşında tüp bebek başarısı ve gebelik oranları artar.

Kayseri de tüp bebek uygulamalarımızda biz de embriyolarda genetik tanıyı özellikle 38 yaşından büyük kadınlarda, tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarında, ileri sperm bozukluklarında, genetik hastalıklı çocuk öyküsü olan çiftlerde yapılmaktadır.

Embriyoların Dondurulması

EMBRİYOLAR NEDEN DONDURULUR

Tüp bebek uygulamasında, transfer sonrası kalan iyi kalitedeki embriyolar dondurularak saklanabilmektedir. Taze uygulamada gebelik elde edilemez ise veya tekrar yeni bir gebelik istendiğinde, dondurularak saklanan embriyolar çözülerek transfer edilebilir. Bunun dışında, bazı riskli durumlarda gelişen tüm embriyoların zorunlu olarak dondurulması gerekebilir. Özellikle yumurta gelişimi için verilen hormon ilaçlarına bağlı olarak kadında yumurtalıkların aşırı uyarılması (OHSS sendromu) durumunda transfer yapılmadan tüm embriyolar dondurularak uygun başka bir zamanda çözülerek transfer yapılabilmektedir.

OHSS nedir ve nasıl önlenir?

OHSS Sendromunun ağır şeklinde hasta için ciddi komplikasyonlar olabileceğinden son yıllarda bu riskin olduğu vakalarda tüm embriyoların dondurulması önerilmektedir.

Kayseri de tüp bebek uygulamalarımızda bu strateji benimsenmiş olup  aşırı yumurta gelişimi durumunda risklerin ortadan kaldırılabilmesi için tüm embriyolar dondurulabilir. Riskin geçtiği 1 veya 2 ay sonraki dönemde dondurulmuş embriyolarınız çözülerek transfer edilebilir. Blastokist döneminde dondurulup çözülen embriyoların başarı oranı taze embriyo transferleri kadar yüksek olduğundan başarı şansı etkilenmemektedir. Rahim içi dokusunun (endometrium), embriyonun tutunması için yeterli kalınlıkta olmaması, transferi öncesi rahim içinde büyük polip, aşırı sıvı toplanması veya tüplerde sıvı izlenmesi durumlarında da embriyoların tümü dondurularak saklanıp bahsedilen patolojiler düzeltildikten sonra transfer planlanır.

Dondurulmuş embriyolarla elde edilen gebelik oranlarının taze uygulamadan farkı yoktur. Dondurulmuş embriyoların saklama süresi yasalar ile 5 yıl olarak sınırlandırılmıştır.

Tüp bebekte dölleme işlemi

Tüp bebekte dölleme işlemi ve sonrası embriyo takibi çok önemlidir.

Kadından toplanan yumurtalar, eşinin laboratuvar şartlarında hazırlanan spermleri ile döllendirilecektir. Döllenmiş yumurtalardan gelişen embriyoların sayısı ve gelişim durumuna göre doktor ve embriyolog rahim içine yerleştirilme (transfer) gününü belirlemektedir. Bu işlem döllenme sonrası 3. gün ile 5. gün arasında herhangi bir günde gerçekleştirilmektedir. Hangi gün embriyo transferi yapılacağı embriyo gelişimine ve sayısına göre belirlenmektedir.

Son yıllarda hemen hemen tüm tüp bebek işlemleri ICSI işlemi ile yapılır. ICSI ince pipetler yardımı ile mikroskop altında seçilmiş spermlerin, kadından elde edilen yumurtaların içine direkt olarak enjekte edilmesidir. Semende spermin bulunmadığı azospermik vakalarda testislerden aspirasyon (TESA) veya açık operasyon (mikro-TESE) ile elde edilen spermler kullanılarak mikroenjeksiyon yapılmaktadır. Mikro-TESE işleminde de sperm bulunamaz ise yumurta toplama işlemi iptal edilir ve tedavi sonlandırılır.

Ciddi sperm şekilsel bozukluğu olan vakalarda 6000-8000 kez büyütme altında seçilen spermlerin yumurtaya enjeksiyonu ile yapılan “Morfolojik Olarak Seçilmiş Hareketli Sperm Enjeksiyonu” (IMSI) tekniğinin en büyük avantajı yüksek büyütme ile en iyi morfolojiye sahip spermlerin seçilmesine imkan sağlamasıdır. Ayrıca spermin baş kısmında oluşabilen ve DNA’nın zarar görmesine eşlik eden bulgularda bu büyütme altında seçilebilmektedir. Bu sayede, enjeksiyon da döllenme için anormallikleri olan spermlerin kullanılması engellenebilir. Özellikle çok şiddetli sperm morfolojik bozukluğu olan olgularda bu teknik kullanılmaktadır.

Bizde Kayseri de tüp bebek uygulamalarımızda azospermik vakalarda mikro-TESE, ciddi sperm şekil bozukluklarında IMSI ve tüm tüp bebek uygulamalarımızda ICSI yapıyoruz.

Yumurta toplama işlemi

Yumurta geliştirilmesi takibinde foliküller 18-19 mm’ye ulaştığında rhCG veya Gn Agonist ile yumurtaların olgunlaşması tetiklenmekte ve ilacın ciltaltı enjeksiyonundan 36 saat sonra yumurta toplama işlemi gerçekleşmektedir. Belirlenen saatte yumurta toplama işlemi için mutlaka hastanede olmanız gerekmektedir. Yumurta toplanması, hafif anestezi (sedonaljezi) eşliğinde vaginal olarak yapılır. Ultrasonografiye adapte edilmiş bir iğne ile foliküllerin tek tek içine girilip, yumurtaların içinde bulunduğu sıvının toplanması ile gerçekleştirilir. Toplanan folikül sıvısı mikroskop altında incelenir ve yumurta olup olmadığı yönünden değerlendirilir. Yumurta toplanması sırasında vajinal yoldan yapılan işleme bağlı olarak nadiren karın içine kanama riski vardır. Kanama nedeni ile hastanede gözlem ve nadiren kan transfüzyonu veya laparoskopi yapılması gerekebilir.

Tüp bebekte elde edilen yumurtalar aynı gün eşinizin spermleri ile birleştirilir. İşlemden yaklaşık bir gün sonra yumurtalar döllenme yönünden incelenir ve çiftlere bilgi verilir. Sonradan eklenecek ilaçlar için ayrıca ilgili hemşire telefon ile sizi bilgilendirecektir.

Tüp bebekte yumurta toplama işlemini takiben embriyo transferine kadar 4 gün süre ile antibiyotik ve düşük dozda kortikosteroid kullanılması önerilmektedir. Bu ilaçların kullanım amacı, embriyoların transferi sırasında rahim içinde mevcut olabilecek ve embriyoya zarar verebilecek bazı hücrelerin etkilerini ortadan kaldırmaktır.

Yumurta toplama işlemini takiben nadiren gelişebilecek problemlerden birisi over torsiyonudur. Yumurtalıkların aşırı uyarılması ile çapları çok büyüdüğünde kendi eksenleri etrafında dönme riski olabilir. Bu durumda yumurtalıkları besleyen damarların kan akımında azalma olur ya da akım tamamen durabilir. Bu durum over torsiyonu olarak adlandırılır ve şiddetli ağrı durumunda laparoskopi ile müdahale edilebilir.